Bilirkişilik Kanunu mahkemeleri işlemez hale getirir

0
6196

 

6754 Sayılı Bilirkişilik Kanunu 24 Kasım 2016’da Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. 2017 yılı içerisinde bilirkişilik bölge kurulları, daire başkanlığı ve danışma kurulları oluşturuldu. Yine 2017 yılının son aylarında Bakanlıktan izin almış çeşitli odalarca ücreti 650 ile 1000 TL arasında değişen 24 saatlik, ders veren hocalarında pek bilmediği ve kanun maddelerini okuduğu, “Bilirkişilik Temel Eğitimi” verildi ve sertifikalar dağıtıldı. Çünkü bilirkişi olabilmek için aranan şartlardan birisi de temel eğitimi tamamlamaktı.
HUKUKÇU BİLİRKİŞİNİN YAN KOLLARI
Daha önceki yılların bilirkişi listelerinde işçi alacakları hesabı, vekalet ücreti hesabı, haksız azil, mal paylaşımı, faiz hesabı gibi bir çok konuda hesap yapan bilirkişiler maalesef 2018 bilirkişi listesinde yer alamadı. Bunun sebebi bilirkişi olmak için aranan şartlardan birisiydi. (3. madde 3. fıkraya göre genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz.)
Hukukçu bilirkişi, Yargıtay uygulamaları ile yargı hayatına girmiş, düzenlenen bilirkişi raporlarının hukuka uygun olması bu şekilde sağlanmaya çalışılmıştı. Bunun yanında direk hukukun özünden kaynaklanan, işçi alacakları, vekalet ücret hesabı, mal rejiminin tasfiyesi, haksız azil gibi hesaplamalar da hukukçu bilirkişiliğin yan kolu olarak türemişti.
Hukukçu bilirkişilerin mahkemelere değil, mahkemelerin hukukçu bilirkişiye ihtiyacı vardı. İhtiyaçtan kaynaklanmış bu durumun suiistimal olduğunu düşünen Adalet Bakanlığı ve yasama organı bu durumun önüne geçmeye çalışırken sistemi tıkadı.
AKTÜERYA BİLİRKİŞİSİ BULUNMUYOR!
Bilirkişilik Kanunu, diğer bilirkişiliklerde olduğu gibi, aktüerya (bedensel zararlarda hesap) bilirkişiliğinde de bölüm mezunu ve 5 yıllık mesleki tecrübeye sahip olmak şartını arıyor.
Antalya ve diğer Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) çevrelerinde aktüerya bilirkişiliğini genellikle avukatlar yapmaktaydı. Ancak kanunun 10. maddesi 4. fıkrası ile getirilen düzenleme (Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu ve birinci fıkradaki şartları taşıdığını belgelendirmediği takdirde, bilirkişilik siciline ve listesine kaydedilemez) ile avukatların hukuk alanından ayrıca bir uzmanlığı olma şartı getirildi. Zaten yeterince tıkanmış olan mahkemelerimiz yeni Bilirkişilik Kanunu ile tamamen tıkanmış oldu.
HUKUKÇULARIN BİLİRKİŞİLİĞİNE ENGEL
Bu üç kanun maddesi ile hukukçuların bilirkişilik yapması engellenmiş oldu. Böylelikle, hukuk dilinden uzaklaşılmış, anlaşılmaz raporların düzenleneceği aşikâr. Belki bu bir şekilde aşılabilir, ancak her bilirkişilik alanı için diploma ve 5 yıllık uzmanlık aranmasından ötürü şu anda mahkemelerin rapor isteyebileceği ve teknik konuyu gerektiren aktüerya bilirkişisi herhangi bir Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) çevresinde mevcut değil. Bu sebeple, trafik kazasından, hekim hatasından, iş kazasından ya da herhangi bir bedensel zarar sebebi ile açılmış yüz binlerce dosya önümüzdeki dönemlerde oradan oraya savrulacak ve mahkemeler bu dosyaları kanun değişmedikçe ellerinde bekletmek zorunda kalacak.
5 ÜNİVERSİTEDE AKTÜERYA FAKÜLTESİ VAR
Türkiye’de 5 üniversitede Aktüerya bölümü mevcut ve mevcut olanlar da henüz yeni açılmış fakülteler. Birçoğu henüz birkaç yıllık. Bu bölümlerden mezun kişilerin 5 yıl tecrübe edinmesi beklenecek ise önümüzdeki 10 yıl listeye aktüerya bilirkişisi yazılamayacak demektir. Derdest dosyaların birçoğunun mevcut kanun sebebi ile zamanaşımına uğraması ve adalet arayan kişilerin adalet tarafından haklarının kaybına sebep olunması da olası bir durum olarak gözüküyor. Bedensel zarara uğrayarak mağdur duruma düşmüş milyonlarca kişi bitmeyen davalar yüzünden daha fazla mağdur edilecek ve bu kişilere davaların neden bitmediği anlatılamayacak. Çünkü Türkiye’de dosyanıza bakacak bilirkişi yok, demek mağdurlara hiç inandırıcı gelmeyecek.
İŞÇİ ALACAKLARI HAKİMLERE KALDI
Dosyanın oradan oraya savrulmasını istemeyenler, dosya hesaba gitmeden evvel, tüm BAM Bilirkişilik Bölge Kurullarına müzekkere yazılmasını talep ederek, Bölgesinde aktüerya bilirkişisi olup olmadığını sordurmalı, Türkiye’de bedensel zararlarda hesap yapabilecek bilirkişi bulunamaz ise Adalet Bakanlığı’ndan bu konuda görüş istenilmesini sağlanmalıdır. İşçi alacakları konusunda herhangi bir kişi bilirkişi listelerine kaydedilmedi. İşçi alacaklarını hâkimin hesaplanması isteniyor. Hâkimlerin bunu yapabilecek kadar zamanları olduğunu hiç sanmıyorum. Belki Türkiye genelinde birkaç tane kendi özel zamanından fedakârlık yaparak hesaplama yapmaya çalışan hâkim çıkacaktır; ama bu sorunun çözümü olarak görülemez. Hâkimin hesaplamasına taraflar ulaşamayacak, çünkü hâkim hesaplamasını taraflara sunarsa dosyadaki görüşünü önceden belirtmiş ve tarafsızlığını kaybetmiş olacak. Bakanlık, işçi alacakları konusunu, insan ve yorum faktörünü ortadan kaldırarak UYAP’a yüklediği bir bilgisayar programı ile çözebileceğini düşünüyor. Hukuk ya da adaletin bilgisayar programları ile yazılamayacağını, yoruma ve değerlendirmeye ihtiyaç duyacağını en iyi Adalet Bakanlığı’nın bilmesi gerekirdi oysa. Bakırköy 19. İş Mahkemesi, listelerin oluştuğu ilk günlerde, işçi alacakları konusunda bilirkişi olmaması sebebi ile Bilirkişilik Kanunu ve 6100 Sayılı HMK’nin bazı maddelerinin Anayasa’ya aykırılığı sebebi ile Anayasa Mahkemesi’ne müracaat etti. Anayasa Mahkemesi kısa süre içerisinde başvuruyu esastan inceleyecektir diye umuyorum.

Cevap yazın

Yorum Yazınız.
Lütfen adınızı giriniz