Kılıçdaroğlu’nun İttihatçı operasyonu

0
383

Orhan Kılıç

CHP 36. Olağan Kurultayı’nda delege sisteminin çöktüğü, doğrudan demokrasiyi savunmayan hiç bir siyasi partinin bırakın Türkiye’ye demokrasi getirmesini, parti içi demokrasiyi bile sağlamayacağı, kabak gibi ortaya çıktı. CHP 36. Olağan Kurultayı göstermiştir ki, delege sistemi tarihin çöp sepetini boylamıştır. Delege sistemi genel başkanların liderlik sultalarını devam ettirmekten başka hiç bir işe yaramamaktadır. Delege sisteminin bittiği, dibe vurduğu, genel başkanlık seçimi için adaylık sürecinde açığa çıkmış, boy vermiştir.

Kurultayın ilk günü basına ve kamuoyuna yapılan açıklamalardan genel başkanlık seçimi için oy kullanacak delege sayısının 1266 olduğunu, Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkan adaylığı için 1081 delegenin imza verdiğini, Muharrem İnce’nin genel başkan adaylığı için de 166 delegenin imza verdiğini izledik, dinledik. İlerleyen saatlerde Muharrem İnce’nin genel başkan adaylığı için imza veren iki delegenin imzalarını geri çektiği, 49 delegenin de mükerrer imza verdikleri iddiası ortaya atıldı ve medyada ‘Muharrem İnce’nin adaylık sorunu’, ‘Muharrem İnce’de delege krizi’ gibi başlıklar atılarak, kurultay iradesine ipotek koyma çabalarını izledik. Bu çabalar; “CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İnce’nin adaylığı önündeki sorunun çözülmesi için devreye girdi. Kılıçdaroğlu mükerrer imzalar nedeni ile İnce’nin imza sayısının yetersiz kalması halinde kendi destekçilerinin İnce için oy vermesini istedi” haberleri ile tavan yaptı.

İttihatçı gelenek ne güzel beceriyor akı kara, karayı ak göstermeyi. Hakikaten Türkiye’de ittihatçı gelenek bu konuda çok mahirdir. Medyaya yön vermeyi, halkın iradesini manipüle etmeyi ne güzel becerirler. Kemal Kılıçdaroğlu’nu da ne güzel allayıp pulladılar, demokrat başkan adayı olarak servis ettiler.

Oysaki genel başkanlık seçim sonuçları net olarak ortaya çıkardı ki, mükerrer imza toplayanlar, Muharrem İnce’de mükerrer oy krizi şeklinde başlıklar attıranlar, olağan kurultayın iradesine ipotek koyanlar ve kurultay iradesini manipüle edenler genel merkezin tam da kendisidir.

Çünkü kurultayda oy kullanacak delege sayısı 1266’dır. Kullanılan oy sayısı 1253 dür. Geçerli oy sayısı 1237’dir. Geçersiz oy sayısı ise 16’dır. Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkan adaylığı için 1081 delegenin imzası alınmıştır. 1081 delege imza vermiştir demiyorum, 1081 delegenin imzası alınmıştır, ancak kurultayda Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığı için 790 delege oy vermiştir. Kemal Kılıçdaroğlu genel başkan adayı olsun diye imzası alınan tam 291 delege, Kemal Kılıçdaroğlu’na oy vermemiştir.

Muharrem İnce’nin genel başkan adayı olması için 166 delege imza vermiştir. Muharrem İnce genel başkan olsun diye de 447 delege oy vermiştir. Kemal Kılıçdaroğlu’na oy vermeyen 291 delege genel başkan olsun diye oylarını Muharrem İnce’ye vermiştir.

Açık ve seçik olarak görünüyor ki CHP Genel Merkez yönetimi, Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylık başvurusuna imza vermesi için, dilekçeyi imzalamak üzere teker teker tüm delegelere uzatmışlar, imza istemişler ve Genel Merkez’in gücünü kullanarak baskı yapmışlardır. Hatta Muharrem İnce’nin genel başkan adaylığı için imza veren 46 delegeyi de imza atmak zorunda bırakmışlardır. Sonuçta da olayı “Muharrem İnce’den mükerrer imza krizi” başlığı ile delegeler arasına ve medyaya servis etmişlerdir.

İttihatçı gelenek çok alemdir, evlere şenliktir. Yüzyıldır bu ülkede şeytana pabucunu ters giydirecek cambazlıklara imza atmaktadırlar.

Türkiye’de siyasal partilerde delegelik sistemi çökmüştür. Delegelik sistemini savunan ve uygulayan hiç bir partide demokrasi geleneği yoktur. Demokrasiden dem vuran siyasal partilerin delegelik sistemini derhal terk edip doğrudan demokrasiyi savunmaktan ve uygulamaktan başka hiç bir seçenekleri yoktur.

Cevap yazın

Yorum Yazınız.
Lütfen adınızı giriniz